Gündem

Halil Sezai’nin darp ettiği Hüseyin Meriç’ten “baltalı görüntü” açıklaması

Görüntüler hakkında konuşan Hüseyin Meriç ise, “Olaylardan 15 saat sonra yine bahçede bir ses duydum. Kapının arkasında balta vardı, baltayı da alıp çıktım burada bekledim. Tabii kimse de olmayınca çektim eve gittim” dedi.

“Kamera görüntüleri ağır darp olayından 15 saat sonraya ait görüntülerdir”

Tuzla’da aralarında yaşanan tartışma sonucunda ünlü şarkıcı Halil Sezai tarafından saldırıya uğrayan Hüseyin Meriç ile avukatı Serap Başkan Özsan, basına yansıyan “baltalı” görüntüler hakkında açıklamalarda bulundu. Avukat Serap Başkan Özsan, “Bilindiği üzere gerçekleşen yaralama nedeniyle yürütülen yargı sürecinde Halil Sezai ve yapımcı Aytaç Ağırlar hakkında suç duyurusunda bulunulmuş ve kameraya sadece Halil Sezai yansıdığından, kamera kayıtlarında olayın azmettiricisi olduğu iddiasıyla savcılığa bildirilen Aytaç Ağırlar bulunmadığından tutuklanmamıştır. Temmuz ayından beri devam eden olaylarla müvekkil korkutulmuş, darp edilmiş, olaylar tehdit ve adam kaçırmaya kadar ilerlemiştir. Kat Mülkiyeti Kanunu gereği özel mülkiyette tüm maliklerin ve yetkili merciinin izni olmadan herhangi bir film çekimi yapılamaz. Bu olayların nedeni Aytaç Ağırlar’ın müvekkilin iznine gerek duymadan film çekme isteğidir. Bu nedenle Halil Sezai’nin tutuklanmasından sonra da bıktırma, korkutma, kaçırma operasyonları devam etmektedir. Aytaç Ağırlar’ın kiralamış olduğu evin malikinin beyanına göre ev arkadaki evdir, sizler de görüyorsunuz ev boş şu anda. 01.09.2020 tarihi itibariyle konuttan taşınmıştır. Fakat boş evde bulunan kameralara haksız ve yetkisiz şekilde uzaktan erişilerek müvekkile ait görüntüler paylaşılmaya devam etmektedir. Biz evin malikiyle Cuma günü suç duyurusundan sonra konuştuk. Onlar hemen kameraları kaldırdılar.” dedi.

“Onların kimin kameralara eriştiğinden bilgileri yok. Çünkü evde boş ama en son Aytaç Ağırlar evde kiracıydı.” ifadelerini kullanan avukat Özsan, “Ağır silahla darp olayında bu kamera görüntüleri şu anda basına yansıyan ve basında gözüken kamera görüntüleri ağır darp olayından 15 saat sonraya ait görüntülerdir. Sanki bu görüntüler olayın öncesinde yaşanmış ve öncesinde çekilmiş gibi davranılmaktadır. Ama bu görüntüler aslında olaydan 15 saat sonraya ait görüntülerdir. Halil Sezai’nin sanki bu balta ile tehdit edildiği için müvekkili silahla darp ettiğini iddia ederek tutukluluğa itiraz için sebep uydurulmuştur. Görüntülerin çekildiği tarihlere dikkat edilirse olaydan sonrasına ait görüntü olduğu açıklığa kavuşulacaktır. Yargı ve kamuoyu bu görüntülerle kandırılarak mağdur müvekkil için karalama başlatılmıştır. Oysa herkesin aklına hemen şu soru gelebilir, madem ki bu görüntüler olayın öncesinde çekildi, niçin Halil Sezai bu görüntüleri savunmasında kullanmadı?. Savunmada bu hususlara hiç yer verilmemiştir. Savunmasında müvekkilin kendisiyle baltayla tehdit ettiği yönünde hiçbir savunması da yoktur. Müvekkilin balta ile kapının önünde göründüğü an kelime-i şehadet getirtecek kadar öleceğini düşünen bir insanın, korunaksız bir evde olayları planladığını düşündüğü kişilerin hala serbestçe dolaştığı bir ortamda kendisini evin içinde ve bahçede bu şekilde korumaya çalışması, yaşadığı ölüm korkusunun ağır psikolojisini nasıl hissettiğini açıkça göstermektedir. Müvekkil artık evinde o kadar korku içinde yaşamaktadır ki her an evinin bir yerinden birilerinin çıkacağı korkusunu yaşamaktadır. Güvenlik kamera görüntülerine erişim sağlayıp müvekkilin özel görüntülerini kişisel verilerin gizlini ihlal ederek ve tarihleri oynayarak sanki olay öncesinde çekilmiş gibi yansıtılması yargının ve kamuoyunun kandırılmaya çalışılması nedeniyle 24.09.2020 günü savcılığa evi ve kameraları son kullanan Aytaç Ağırlar ile bu görüntüleri yayan Twitter hesabı hakkında suç duyurusunda bulunmuştur” diye konuştu.

Sıradaki Haber :  Azerbaycan, Ermenistan ordusunun bıraktığı mühimmat ve araçların görüntülerini paylaştı

“Bu kameralara şu anda kimsenin erişim izni ve hakkı yok”

Avukat Özsan konuşmasının devamında, “Ev şu an boş. Aytaç Ağırlar tarafından kullanılmamakta. Bu kameralara şu anda kimsenin erişim izni ve hakkı yok. Buna rağmen bu kameraların IP’leri uzaktan kullanılmakta ve haksız şekilde sosyal medyada yalan haberler yapılmaya, tutuklamanın aslında yapıldığı yönünde tutuklamaya itiraz için bahane uydurulmaya çalışılmaktadır” şeklinde konuştu.

“Olaylardan 15 saat sonra yine bahçede bir ses duydum. Kapının arkasında balta vardı, baltayı da alıp çıktım”

Saldırıya uğrayan Hüseyin Meriç, görüntüler hakkında, “15 Eylül’de evime nasıl bir baskın yapıldığı ve sonraki olaylar herkes için malumdur. Aynı olayların akşamı, olaylardan 15 saat sonra yine bahçede bir ses duydum. O ses kimdir nedir yine aynı olaylar mı olacak diye düşündüm. Fırladım dışarıya çıktım. Sabahki tecrübeden dolayı yalın ayak sokaklarda koşmaktansa giyiniktim. Kapının arkasında balta vardı, baltayı da alıp çıktım burada bekledim. Bahçede kimse var mı yok mu diye. Tabii kimse de olmayınca çektim eve gittim. Ama görüntüleri olaydan önceymiş gibi gösterip medyaya ve üst merci başvurularında kullanmışlar. Olaydan 15 saat sonra ve haklı nedenlerim vardı. Sabah yediğim küfürler, ve darbelerden sonra kendimi savunmak zorundayım” diye konuştu.

Psikolojik durumu hakkında konuşan Hüseyin Meriç, “Kimin başına gelseydi her halükarda psikolojisi bozulurdu” dedi. Meriç ayrıca, “O avukat artık nasıl bir avukat bilmiyorum. Herkes savunmayı hak eder. Ama yalanlarla bina yapamazsın, yalanların üstüne savunma kuramazsın” diye konuştu.

Öte yandan, ortaya çıkan görüntüleri kaydeden kameranın takılı olduğu yerde bulunmadığı görüldü.

Cem Güney Kılıç

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Başa dön tuşu